Ana Sayfa Künye İletişim Foto Galeri Ziyaretçi Yorumları Siteme Ekle
Medyalar
Miladi : 20 Nisan 2014 Hicri : 20 Cemaziye'l-Ahir 1435
MEHDEVİYET VELAYET-İ FAKİH İRFAN İSLAM TARİHİ TEFSİR SİYASİ AKIMLAR DÜŞÜNCELER ŞAHSİYETLER GENÇLİK AHLAK KİTAP DÜNYASI
15-11-2011 tarihinde, 16:57 saatinde eklendi
GADİR-İ HUM HUTBESİ ÜZERİNE BİR ANALİZ
GADİR-İ HUM HUTBESİ ÜZERİNE BİR ANALİZ


 

Cafer YUCAL

BİSMİH-İTEÂLÂ

…Bu gün kâfirler, dininizden (dininizi ortadan kaldırmaktan) ümitlerini kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bu gün dininizi size kâmil kıldım ve nimetimi size tamamladım ve din olarak İslam’ı size seçtim. (Maide-3)

 

Kısaca Gadir-i Hum Olayı

Hicretin onuncu yılında Allah’ın emriyle peygamber (s.a.a) hac amellerini öğretmek ve Ehl-i Beyt imamlarının (a.s) velayetini ilan etmek için Mekke’ye son bir yolculuğa çıktı, bu yolculuk esnasında yüz yirmi bini aşkın insan peygambere (s.a.a) eşlik ediyordu,o zaman şartlarında böyle bir kalabalıkla yolculuk bir ilk idi.

Hac merasimi bittikten hemen sonra, resulullah (s.a.a) çok önemli bir konuyu konuşmak için hacıların Mekke’yi terk etmeleri ve kafilelerin birbirinden ayrılacağı Gadir-i Hum bölgesinde toplanmalarını emretti. Hac merasiminin sona ermesinden üç gün sonra o kalabalık Gadir-i Hum’a doğru hareket etti.

Mahşeri kalabalık

Belirlenen yere gelindiğinde resulullah (s.a.a) tarafından her kesin durması emredildi, her kes bineklerinden indi ve üç gün boyunca kalabilecekleri uygun bir yer bulabilmek için işe koyuldular.

Resulullah’ın (s.a.a) emri üzere Salman, Ebuzer, Mikdad ve Ammar yaşlı birkaç ağacın dallarının üzerine gölgelik olması için bir örtü bağladılar, sonra gölgeliğin altına resulullah’ın boyunca (s.a.a) her kesi ve her kesinde kendisini görebileceği şekilde, taşlardan ve develerin üzerine serilen örtülerden bir minber hazırladılar.

Öğle vakti cemaat namazı kılındıktan sonra  resulullah (s.a.a) minberin üzerine çıktı, sağ tarafında durması için Ali’yi (a.s) yanına çağırdı, Ali (a.s) minberden yukarı çıktı ve Peygamber’in sağ tarafında bir basamak aşağıda durdu.

Resulullah’ın (s.a.a) tarihi konuşması

Resulullah (s.a.a) kalabalığın sağına ve soluna baktı, her kesin minberin önünde toplanmasını bekledi, sonra bütün insanlık alemine hitaben tarihi ve son resmi konuşmasını yaptı. Resulullah’ın (s.a.a) bu konuşması İslam tarihinde (Veda Hutbesi) olarak bilinmektedir, bu hutbeyi on bir bölümde özetleyerek sunmaya çalışacağız.

Resulullah (s.a.a) konuşmasının ilk bölümünde Allah-u Teâlâ’ya hamd-u senadan sonra kudret ve rahmet sıfatlarına değinerek, kendisinin yüce yaratıcının zatı mukabilinde bir kulu olduğuna şehadet etti.

İkinci bölümünde Allah’ın Ali b. Ebu Talip’le (a.s) ilgili çok önemli bir emrini iletmesi gerektiğini aksi takdirde, peygamberlik görevinin yerine getirilmeyeceğini ve bunun için Allah’ın kendisini cezalandıracağından korktuğunu açık ve net bir şekilde ifade ederek dikkatleri asıl olan İmamet konusuna çekti.

Üçüncü bölümünde bütün kafir ve münafıkların dini ortadan kaldırmaktan ümitlerini kesmeleri için risalet ve nübüvvetin (on iki masum imamın) imametiyle kıyamet gününe kadar devam edeceğini ilan etti. Bu bölümde on iki imamın velayetinin umumi olduğu, yani kıyamete kadar onların Allah ve resulünün tarafından helal, haram ve bütün her şeyde  tam bir yetkiye sahip olduğu, Allah’ı ve resulünü temsil ettiği, her zaman ve her yerde sözünün geçerliliği ifade edilmiştir.

Resulullah (s.a.a) ortada anlaşılmayan hiçbir şeyin kalmaması ve münafıkların önüne set çekmek için konuşmasının dördüncü bölümünde Emiru-l Muminini (a.s) kollarından tutarak, ayakları resulullah’ın dizlerinin hizasına gelecek kadar yukarı kaldırdı ve şöyle buyurdu: ‘’ Ben kimin Mevla’sı isem Ali’de onun Mevla’sıdır. (ben kime nefsinden daha evla isem Ali’de ona nefsinden daha evladır) Allah’ım Ali’yi seveni sev, ona düşman olana düşman ol, ona yardım edene yardımcı ol, onun değerini düşüreni ve ona hakaret edenin kusur ve ayıplarını ortaya çıkar, rezil ve rüsva et.’’ Sonra dinin kemale varmasının, nimetin tamamlanmasının sebebinin on iki masum imamın velayeti olduğunu ifade ederek bunu ilettiğine dair Allah’ı, melekleri ve insanları şahit tuttu.

Beşinci bölümünde açıkça şunu ifade etti: ‘’Kim on iki masum imamın velayetine boyun eğmezse iyi amelleri yok olur ve cehenneme gider.’’  sonra Ali’nin (a.s) faziletlerinden bazılarını hatırlattı.

Altıncı bölümündeKuran’dan münafıkları lanetleyen ve onlara azap vadeden ayetler okuyarak şöyle buyurdu: ‘’Bu ayetlerde kastedilen ashabımdan bazılarıdır, ne var ki rabbim onları ifşa etmeme müsaade etmemiştir. Ancak onlar şunu bilmelidirler ki Allah’u Teâlâ bizi (Ehl-i Beyt) düşmanlar, muhalifler, hainler ve suçlulara karşı hüccet (delil) kılmıştır; dünyada onların yaptıklarına göz yumulması ahirette azap görmelerine engel olmayacaktır.’’ Sonra insanları doğru yoldan saptırarak cehenneme sürükleyen nar imamlarına işaret ederek şunu buyurdu: ‘’Ben onların hepsinden uzağım.’’ Daha sonra lanetlenmiş sahife ashabına değinerek şöyle buyurdu:‘’Benden sonra imamet makamını gasp edecekler, Allah’ın laneti onların üzerine olsun.’’

Yedinci bölümündesözü Ehl-i Beyt’i (s.a) seven ve onların velayetini kabul edenlere getirerek şöyle buyurdu: ‘’ Hamd suresinde geçen Sırat-ı Müstakimden maksat, Ehl-i Beyt’in (a.s) şiasıdır.’’ Sonra kurandan cennet ehliyle ilgili ayetler okudu ve onların Ehl-i Beyt’in (a.s) şiası ve dostu olduklarını ifade etti, cehennem ehliyle de ilgili ayetler okudu ve onlarında Ehl-i Beyt’in (a.s) düşmanı olduğunu belirtti.

Sekizinci bölümünde İmam Mehdi’nin (a.f) hakkında ona özel bazı sıfat ve özelliklere işaret ederek çok önemli konulara değindi, onunla yeryüzünün adaletle doldurulacağının müjdesini verdi.

Dokuzuncu bölümünde şöyle buyurdu: ‘’Konuşmamın tamamlanmasından sonra sizi önce bana sonra Ali b. Ebu Talip’e biat etmeğe davet ediyorum, çünkü ben Allah’a biat ettim Ali’de bana biat etti. Bundan sonra (Ali (a.s) için) sizden alacağım biat Allah’ın emridir; ona biat etmek Allah’a biat etmektir.’’

Onuncu bölümünde ise Allah’ın helal ve haram olan hükümlerini Ehl-i Beyt’in (a.s) velayetiyle bağdaştırarak şunları söyledi: ‘’Helal ve haramların hepsini benim size söylemem mümkün olmadığı için, sizden Ehl-i Beyt’e biat etmenizi isteyerek kıyamete kadar bütün helal ve haramları size söylemiş oldum.’’ Ve yine bu bölümde şöyle buyurdu:‘’İyiliklere emretme ve kötülüklerden sakındırmanın en üstün olanı Gadir-i Hum’dan Ehl-i Beyt imamlarının hakkında verilen mesajı insanlara iletmek, onlara itaat etmeği emretmek ve muhalefetten sakındırmaktır.’’

Resul-i Kibriya konuşmasının on birinci ve son bölümünde mahşeri bir kalabalık, zaman ve mekânda olumsuz ve sıradışı şartların oluşmasından dolayı, herkesle elle biat etmenin mümkün olmadığını ifade ederek şöyle buyurdu: ‘’Allah (c.c) elinizle biat etmeden önce dilinizle biat etmenizi sizden istememi emrediyor. ‘’Sonra bunun on iki imama (a.s) itaat etmek, verilen sözü değiştirmemek, ahde vefalı kalmak ve Gadir-i Hum’da verilen mesajı orada bulunmayanlara ve gelecek nesle aktarmak ve Canımız, dilimiz ve elimizle biat ediyoruz demekle mümkün olacağını belirtti.

Genel biat

Resulullah’ın (s.a.a) hutbesi bittikten sonra iki çadır kuruldu, birine resulullah (s.a.a) diğerine ise emiru-l müminin (a.s) girdi. Halk gruplar halinde önce resulullahın sonra emiru-l mümininin çadırına girerek biat ve tebrik ettiler. Kadınlar ise içerisi suyla doldurulmuş bir leğenin ortasına kadar uzanan asılı bir perdenin bir tarafında Emiru-l Muminin (a.s) diğer tarafındaysa onlar ellerini suya sokarak biat ettiler.

Gadir-i Hum’da vuku bulan olaylar

Gadir-i Hum’da kalınan üç gün içerisinde resulullahın hutbesinden sonra Ali’nin (a.s) velayetinin Allah katında ne kadar önemli olduğuna vurgu yapan birkaç mühim olay gerçekleşmiştir.

1-Ali (a.s) için düzenlenen biat merasiminde resulullah (s.a.a) ‘’Sihab’’ adındaki imamesini Emiru-l Mümininin başına koydu.

2-Hisan b. Sabit resulullah’tan izin isteyerek Gadir-i Hum’la ilgili ilk yazılan şiirini okudu.

3-Cebrail (a.s) insan şeklinde göründü ve şöyle hitap etti: ‘’Resulullah’ın (s.a.a) Ali b. Ebutalip (a.s) için aldığı ahdi (biat’ı) Allah ve resulüne karşı kâfir olandan başkası bozmaz.’’

4-Gadir-i Hum’da münafıklardan biri şöyle dedi: ‘’Allah’ım Muhammedîn (Ali hakkında) dedikleri senin tarafındansa gökten üzerimize taş yağdır ve ya şiddetli ve acılı bir azap gönder.’’ Tam o esnada gökten başına bir taş düştü ve helak oldu.

İhtişamlı ve görkemli biat merasimi üç gün sonra sona erdi, ve o günler  ‘’Eyyamu-l Velayet =Velayet günleri) olarak tarihe geçti.

Müslümanlar peygamberle (s.a.a) vedalaştıktan sonra kıyamete kadar Ehl-i Beytine tam bir marifet, iman ve inanç içerisinde kendi şehirlerine döndüler. Gadir-i Hum hadisesi bütün şehirlerde hızla yayıldı ve duyuldu; böylece Allah (c.c) hüccetini ve delilini bütün insanlara tamamladı.

Paylaşım
Yazdır Yorum Yaz Yorumlar 0 Yorum
Diğer İlgili Başlıklar
SEVGİ ELÇİSİ ( HABİBULLAH) 01-02-2013 tarihinde eklendi
İSLAM’DA TESETTÜRÜN ZARURETİ 11-03-2012 tarihinde eklendi
AŞURA KIYAMININ MANEVİ VE AHLAKİ CİLVELERİ 13-01-2012 tarihinde eklendi
HÜR DÜŞÜNCE VE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ 25-12-2011 tarihinde eklendi
EGEMENLIK KAVRAMI 24-12-2011 tarihinde eklendi
ESMA-İ HÜSNA'NIN TECELLİSİ 09-12-2011 tarihinde eklendi
MERHUM HAMZA GÖLELİ HOCA'NIN SON MERSİYESİ 29-11-2011 tarihinde eklendi
YAS MI İŞKENCE Mİ? 29-11-2011 tarihinde eklendi
KERBELA 29-11-2011 tarihinde eklendi
YAZIKLAR OLSUN 29-11-2011 tarihinde eklendi
GADİR-İ HUM HUTBESİ ÜZERİNE BİR ANALİZ 15-11-2011 tarihinde eklendi
KURTARICI 30-10-2011 tarihinde eklendi
EHL-İ BEYT MEKTEBİNDE GULUV VE BUĞZ 30-10-2011 tarihinde eklendi
VAHDET 30-10-2011 tarihinde eklendi
İSLAMÎ DÜŞÜNCEYİ ARINDIRMA UNSURLARI 30-10-2011 tarihinde eklendi
ADALET KAVRAMININ İÇERİĞİ, MUTLAKLIĞI VE DEĞİŞMEZLİĞİ 30-10-2011 tarihinde eklendi
DİN KAVRAMI 20-10-2011 tarihinde eklendi
AHLAK DİN İLİŞKİSİ 03-10-2011 tarihinde eklendi
DÖRDÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI 03-10-2011 tarihinde eklendi
SEKÜLERİZMİN ÖTESİNDE Mİ? - ÇAĞDAŞ BATI TOPLUMLARINDA DİNİN ROLÜ 01-10-2011 tarihinde eklendi
Üyelik

Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Yeni Üyelik Şifremi Unuttum
Duyurular
En Çok
Okunanlar İzlenenler
Anket
Sitemizi yeterli buldunuzmu ?
Evet
Hayır
Daha İyi Olabilir
Rast Düşünce ® 2010 - 2011
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım