Ana Sayfa Künye İletişim Foto Galeri Ziyaretçi Yorumları Siteme Ekle
Medyalar
Miladi : 18 Mayıs 2012 Hicri : 27 Cemaziye'l-Ahir 1433
MEHDEVİYET VELAYET-İ FAKİH İRFAN İSLAM TARİHİ TEFSİR SİYASİ AKIMLAR DÜŞÜNCELER ŞAHSİYETLER GENÇLİK AHLAK KİTAP DÜNYASI
28-11-2011 tarihinde, 22:12 saatinde eklendi
AŞURA'NIN KANI "AŞURE"DEN BERİDİR
AŞURA'NIN KANI "AŞURE"DEN BERİDİR


 

Muhammed AK

 

Şehitlerin Rabbinin Adıyla

Yaşamın o acımasız hızı içerisinde bir kez daha nail olduk Huseyni günlere…

Son sevgilinin “olacakları önceden bilgisi” dahilindeki sözüne (Huseyn bendendir…) itibar etmeyenlerin onun katline ortak olduktan sonra Yezidin Şam’daki sarayında Zeyneb’in haykırışı karşındaki suskunluk ve pişmanlıkları maalesef bir anlam ifade etmedi.

Olması gerekenlerin olmadığı yerde, sonradan yakınmaların kıymeti harbiyesi yoktur elbet.

Huseyn… O ciğerpare, O Zehra goncası. Kufe’nin sahte imanının mağduru olurken taa günümüze değin bu dinin furkanı oldu aslında.

Kur’an’ın “Zıbh-i azim”i, Rabbimizin “sarallah”ı oldu.

O, gecenin karanlığını kendi beyanına şahid tutarak etrafındakilere “Yezid’in sorununun kendisiyle olduğunu”; dolayısıyla yanında gelenlerin geri de  gidebilecekleri yolunu açarken tarihe de bizler açısından ölümsüz mücadeleleri ancak “hür” insanların verebilecekleri notunu da düşüyordu.

Kerbela bir yönüyle de özgürlerle kölelerin savaşıdır aslında.

O gün İmam Huseyn(as) ve Yezid(la) şahsında yapılan mücadelenin aslında izzet ve özgürlük ile ihanet ve istikbar mücadelesi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kerbela’da yaşanan bu olay klasik bir savaştan ziyade İslam dünyası içerisinde”kitabın kavli üzre” olanlarla “topukları üzere dönenler” arasındaki mücadelenin müşahhas örneğiydi.

Bu yüzdendir ki Aşura günü yaşananlarla birlikte aslında ondan sonra gelişen olaylar daha bir anlamlıydı. İmam’ı verdiği mücadeleden geri koyma adına büyük çaba sarf edenler, bu konuda bin bir entrika çevirenler buna kadir olamayınca bu sefer de o “çağlara çağrı” olan kanı örtmek istediler.

Zeyneb’in haykırışı kardeşi Huseynin kanını gökyüzüne taşımasaydı o kan döküldüğü yerde kalacak; kanın mesajı tarihin karanlık dehlizlerinde çürütülecekti.

O dini dirilten kan, bulutlardan boşalan bir yağmur, enginlerden süzülen esinti misali önündeki engelleri bir bir aşarak bugün hak için ölenlerin de yaşayanların da ne denli sonsuz olduğunu öğretti bizlere.

“Ya Zeynep gibi yaşamak, ya da Huseyn gibi ölmek…” diyen söylemden kastedilen de buydu.

Hayat ve ölüm her insan için vardır ancak onları anlamlandırmak yine her insan için kendincedir.

Huseyn (as), kendi imtihanı çerçevesinde mücadelesini en müstesna şekilde ortaya koyarken Fırat’ın suyunu avucundan geri bırakan vefa dağının özgür güneşi Abbas “yara yaren” olma anlamında hala eşsizse eğer, bu günün Ümeyye oğulları için her yıl Hicretin 61. yılıdır elbet. Ve onlar kendisi olamayan ancak misyonu sonsuz olan varlığının da karşısındadırlar.

Buradan günümüze geldiğimizde iki tarafın mücadelesinin hala diri bir şekilde aynen devam ettiğine tanıklık etmekteyiz.

“Hüseyin efendimiz cennet gençlerinin efendisidir” diyen bakış açısına “amenna” dedikten sonra “Onun kanında eli olanlardan beri olma” düsturu hatırlatılınca bu sefer de “sahabenin gökteki yıldızlar olduğu” duvarı örülmekte Muaviye’nin sarayına…

O tarihin eşsiz kıyamı; İslam’ın, Peygamberin, Rabbimizin mücadelesiyken…

Aslında her gün Aşura iken…

Aşura’yı aşure eylediler. (a)’nın yerine (e) koyarak kanın mukaddes mesajını, içinde Huseyn olmayan binbir türlü hadiseye gark eyleyerek şöyle dediler:

“Bu günün faziletleri cümlesinden olarak, Allah’ın, Âdem -aleyhisselâm-ın tevbesini bu günde kabul ettiği ve Âdem’in bu günde ‘Safiyyullah’ olduğu, İdris -aleyhisselâm-ın yüce bir mekâna bu günde ref olunduğu, Nuh’u gemiden bu günde çıkardığı, İbrahim’i ateşten bu günde kurtardığı, Tevrat’ı Musa -aleyhisselâm-a bu günde indirdiği, Yûsuf’u zindandan bu günde kurtardığı, Ya’kub’un gözlerinin bu günde iade olunduğu, Eyyûb’un bu günde şifâya ka-vuşduğu, Yûnus’un balığın karnından bu günde kurtulduğu, Kızıldeniz’in Benî İsrail’e bu günde yarılıp geçtikleri ve kurtuldukları, Dâvûd -aleyhisselâm-ın bu günde mağfiret olunduğu, Süleyman’a bu günde mülk ve saltanat verildiği ve Muhammed -aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm-ın geçmiş ve gelecek günâhlarının bu günde mağfiret olunduğu rivayet olunur. Dünyânın yaradılmağa ilk başlandığı, yeryüzüne yağmurun ilk yağdığı gün âşûre günüdür, diye de rivâyet olunmuştur. “

İşte böyle bir dönemde bir kez daha Muharrem ayı matemi içerisindeyiz.

Mücadele Hüseyn’in Peygamber torunu olduğunu tanıtmaktan çıkmıştır. Bu konuda din hanesi dışındakilerle de alınıp verilemeyecek bir şey yoktur.

Biz Şiilerin yapılan “Ümeyye saldırıları karşısındaki sorumluluğu” örtülmek istenen bir tarihi gerçeklik karşısında topluca bir duruş sergileyerek Kerbelai safı sıklaştırmak olmalıdır.

Kimimiz ilmi platformlarda tarihsel deliller ışığında Kerbela’da İmam Huseyn’nin boğazına saplanan ok’un yayının kimler tarafından çekildiğini ortaya koyarken,

Kimimiz de mersiye meclisleri düzenleyerek gözlerimize Huseyn’e ağlama bahtiyarlığı yaşatmamız gerek…

Kimimiz eza meclisleri düzenlemenin Huseyn’e yaran olmayla, Resulullah’ın gözlerine “izleyici” olmakla bir olduğunu anlatırken,

Kimimiz de siyah gömleklerimizle “en sevgilimize özlemle…” olduğumuzu anlatmamız gerek.

 

Paylaşım
Yazdır Yorum Yaz Yorumlar 0 Yorum
Diğer İlgili Başlıklar
KIZ ÇOCUĞU 10-01-2012 tarihinde eklendi
DİVAN-I HUSEYN 09-01-2012 tarihinde eklendi
KERBELA'DA 28-11-2011 tarihinde eklendi
HARABEDEKİ O GECE 28-11-2011 tarihinde eklendi
KERBELA İNSANI ANLATIYOR 28-11-2011 tarihinde eklendi
KERBELA'DA BİR AMERİKALI 28-11-2011 tarihinde eklendi
AŞURA'NIN KANI "AŞURE"DEN BERİDİR 28-11-2011 tarihinde eklendi
YA ALİ 01-11-2011 tarihinde eklendi
SENİ YAZMAK BANA DÜŞTÜ 01-11-2011 tarihinde eklendi
EHLİBEYT 01-11-2011 tarihinde eklendi
BEDEVİ VE RESULULLAH (S.A.A.) 01-11-2011 tarihinde eklendi
GEL EY SEVGİLİ 01-11-2011 tarihinde eklendi
AŞIĞIN GAM KOKAN GÖZLERİ 01-11-2011 tarihinde eklendi
ANALAR OXŞAMASI 01-11-2011 tarihinde eklendi
ÖLÜM GERÇEĞİ 01-11-2011 tarihinde eklendi
iSLAM İNKILABI REHBERİ SEYYİD ALİ HAMANEY'İN HATIRALARI 26-09-2011 tarihinde eklendi
ŞEHRİYAR 26-09-2011 tarihinde eklendi
ŞİİRLER (VI)-ŞEHİD MUSTAFA ÇAMRAN 26-09-2011 tarihinde eklendi
ŞİİRLER (V)-ŞEHİD MUSTAFA ÇAMRAN 26-09-2011 tarihinde eklendi
ŞİİRLER (IV)-ŞEHİD MUSTAFA ÇAMRAN 26-09-2011 tarihinde eklendi
Üyelik

Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Yeni Üyelik Şifremi Unuttum
Duyurular
En Çok
Okunanlar İzlenenler
Anket
Sitemizi yeterli buldunuzmu ?
Evet
Hayır
Daha İyi Olabilir
Rast Düşünce ® 2010 - 2011
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım