Ana Sayfa Künye İletişim Foto Galeri Ziyaretçi Yorumları Siteme Ekle
Medyalar
Miladi : 18 Mayıs 2012 Hicri : 27 Cemaziye'l-Ahir 1433
MEHDEVİYET VELAYET-İ FAKİH İRFAN İSLAM TARİHİ TEFSİR SİYASİ AKIMLAR DÜŞÜNCELER ŞAHSİYETLER GENÇLİK AHLAK KİTAP DÜNYASI
03-02-2012 tarihinde, 11:37 saatinde eklendi
DÜŞMANIN MÜSLÜMANLARI YOK ETME PLANLARI
BÜLENT AYYILDIZ

Bismillahirrahmanirrahim

İslam düşmanları Müslümanları yok etmek için sayısız birçok çeşitli yöntemlerden istifade etmektedir. Kuran-ı Kerim bizlere kâfirler, müşrikler ve gizli düşmanların bu tür hıyanetlerinin yöntem ve metodu hakkında zarif ve dakik şekilde haber vermektedir. Bu büyük kitap açısından bunların hile ve hıyanetlerine baktığımızda İslam ve Müslümanların düşmanlarının İslam dinini yok etmek için dindarlar ve inançlıların karşısına çıkardıkları çeşitli engellerle Müslümanlar arasında ihtilaf çıkarmaları, iktisadi ambargolar uygulamaları, dinin özünü ve aslını tahrif etmeleri ve müminleri alaya alarak tahkir etmeleri, fitne ve fesadı yaygınlaştırmaları, Müslümanlar hakkında istihbarat haberleri toplamaları ve askeri saldırıda bulunarak Müslümanları yok etmek için uğraşı verdikleri gibi  planlarından bazıları üzerinde kısaca duracağız:

A-“Dini yok etmek” için uğraşı vermeleri:

 

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz. (Tevbe:32)

 

İslam düşmanları Müslüman toplumları arasında “dini yok etmek” için her türlü yolu denemekteler. Allah-u Taala çok güzel bir tabirle ve kısa bir cümleyle onların bu plan ve uğraşılarını tahkir ederek yok edileceğini hayret verici bir üslubla buyurmaktadır. Onların basitlikleri, önemsizlikleri ve kurdukları tuzakların zayıflığı aynı anda vurgulanmaktadır. Çünkü ağızla üfürerek ancak zayıf ışıklar söndürülebilir. Bu ayet İslam düşmanlarının İslam karşısındaki endişe ve planları hakkında ne kadar fikir yorup uğraştıklarından haber veriyor.

B-Müslümanları hak dinden saptırmak:

İnsanları O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: "Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir."(İbrahim:30)

İslam düşmanları aleni ve zahiri olarak insanları hak dinden uzaklaştırmak için uğraşı verirlerken, bir grup imanlı ve mukavim insanların direnişiyle karşı karşıya kalırlar. Bu grubun sağlam imanları karşısında nüfuz edemeyince ve bu yoldan ümitsiz olduklarında ayrı bir yöntem ve tarzı uygulamaya sokarlar. O ise “Allah ve Allah’ın kelamı ve dini hakkında yeni bir yorum ve tefsir ileri sürmektir” bu tarz din yorumu yoluyla Müslüman halkları hak dinden uzaklaştırarak, aralarında ihtilaf icat ederek birbirlerine düşman kılarak kendi tahrif ettikleri dini görüşün peşine düşürmek isterler.

Ayette geçen “Allaha eşler koşmaktan” maksat, onların kendileri tarafından Allah-u Taalaya şerik olarak ve insanları gerçeklerden uzaklaştırmak için uydurulan “rabler” ve “putlar” dır.

Ayetin bir diğer bölümünde geçen”O'nun yolundan saptırmak için” Müslümanların düşmanları kendilerinin hak yoldan uzaklaşmalarına ve inkâr etmelerine iktifa etmeyerek diğerlerini de küfür kıyısına çekmek isterler. Küfür ehli kendileri tarafından icat ettikleri hayalcilik ve kuruntularıyla hakikatle bağdaşmayan, Allah-u Taalaya benzer ve müşabihi meydana getirirler. Sömürücü müstekbir güçlerin önemli uğraşılarından biri de inançlı kesimleri şüpheye düşürecek mezhepler oluşturmalarıdır. Son asırlarda örnek olarak “Vahabilik” ve “Bahaîliğin” İngilizler ve siyonistler tarafından medya getirildiği hakkında şüphe yoktur.

Bu konuya Kuran ayetleri çerçevesinden bakarsak olayın ne kadar ciddi bir konuma sahip olduğunun farkına varırız:

“Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp-saptırırlar da şuuruna varmazlar.”(Ali İmran:69 ). Bu ayetin nüzulü hakkında şöyle zikredilir: Yahudilerden bir grup Peygamber(s.a.v) tanınan temiz kalpli ve inançlı ashabından olan “Ammar” ve “Muaz” gibilerini kendi dinlerine davet etmeye yeltendiklerini ve şeytani vesveselerle onları imanlarında şüpheye düşürmek niyetinde olduklarından dolayı bu ayet inmiştir.

“Onlar, kendilerinin inkâra sapmaları gibi sizin de inkâra sapmanızı istediler”(Nisa:89)

Onlar ilk emirde kulağa hoş gelen sözlerle ve zahiren ve aleni olarak bazı bilimsel laflarla kendi isteklerini söz konusu etmekteler. “Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkâr etmenizi içten arzu etmişlerdir.”(Mümtehine:2)

Onlar inançlı kimseler hakkında şöyle düşünürler: “Kitap Ehlinden olan kâfirler ve müşrikler, Rabbinizden üzerinize bir hayrın indirilmesini arzu etmezler.”(Bakara:105)

Allah-u Taala İmanlarında şüpheye ve terdide düşmeyenler hakkında şöyle buyurmaktadır:

“İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.”(Enam:82)

“İman edip Salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir.”(Ankebut:58)

 

 

C-Müslümanları ihtilafa düşürmek:

(Münafıklar arasında Müminlere) “Zarar vermek, (Allah ve Resulünü) inkâr etmek, müminler arasında ayrılık sokmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşmış olanı beklemek için (orayı ona üs yapmak)için “mescidi zirar” kuran kimseler de vardır. " iyilikten başka bir amacımız yoktur" diye ağır yemin ederler Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahitlik etmektedir.”(Tevbe:107)

Bu ayetin nüzul sebebine baktığımızda, bir grup münafık Peygamber’in(s.a.v)  huzuruna vararak  Kuba Mescidi'nin”karşısında başka bir mescit inşa etmeye giriştiler ve iddialarına göre bu yeni mescit özürlülere, sakatlara, uzağa gidemeyenlere hizmet edecek ve yağmurlu gecelerde işe yarayacaktı. Mescidin yapımı bittikten sonra onu inşa eden şer güçlerin temsilcileri Hz. Peygamber'e (s.a.a) koştular. Ondan yaptırdıkları mescitte namaz kıldırmasını istiyorlardı. Böylece yaptıkları işe meşruluk kazandıracaklarını hesap ettiler.Hz. Peygamber bu isteğe cevap vermeyi erteledi. Çünkü Tebük Seferi'ne çıkma hazırlığı ile meşgul idi. “Tebük Seferinden” döndükten sonra ise Peygamber'i bu mescitte namaz kılmaktan men eden ilâhî emir indi.Çünkü bu mescit Müslümanların sözbirliğini parçalayacak ve ümmete zarar verecek bir fitne faktörü haline gelmişti ve bundan dolayı Peygamber bu “Mescidi zirarın” gerçekte Müslümanların birliğini ve beraberliğini yok etmek için meydana getirilen bu mekânın ateşe verilerek yakılmasını ve viran edilmesinin emrini verdi.

Ayette geçen”Allah'a ve elçisine karşı savaşmış”tan maksat Rahip Ebu Amirdir. Bu adamın hikâyesi şöyledir:

“Cahiliye döneminde rahipler gibi inzivaya çekilmiş ve sert elbiseler giymeye başlamıştı. Peygamberimiz (s.a.a.) Medine’ye hicret edince, Resulullah’ın gördüğü saygı ve itibarı kıskandı. Onun aleyhine Arap kabilelerini (Ahzab) kışkırttı. Sonra Mekke’nin fethinin ardından Taif’e kaçtı. Taifliler de İslam’ı seçince, Şam’a sığındı. Ardından Bizans’a gidip Hıristiyanlığı benimsedi. Melekler tarafından gusledilen Hanzala’nın babasıdır. O Hanzala ki,  Peygamber’le (s.a.a) birlikte Uhud Savaşı’na katılmış ve orada şehit düşmüştü; cünüp olduğu için de melekler tarafından yıkanmıştı.”

      “Resulullah (s.a.a.) Ebu Amir’e, fasık adını taktı. O, münafıklara, “Hazırlanın ve bir mescit kurun. Ben Roma İmparatoru’na gideceğim, bir orduyla geri döneceğim. Muhammed’i Medine’den çıkaracağım.” Diye haberler gönderiyordu. İşte bu münafıklar, Ebu Amir’in gelişini bekliyorlardı. Ama Ebu Amir Roma İmparatoru’nu göremeden öldü.”(Elmizan c,9.s:595)

Paylaşım
Yazdır Yorum Yaz Yorumlar 0 Yorum
Diğer İlgili Başlıklar
AHZAP SAVAŞI‘NDAN ALINMASI GEREKEN DERSLER(1) 03-02-2012 tarihinde eklendi
İSLAM ÜMMETİNİN BUGÜNKÜ DURUMU 03-02-2012 tarihinde eklendi
İslam Düşmanlarının Savaş Taktikleri 03-02-2012 tarihinde eklendi
Toplumsal Özgüven ve Özgüven Eksikliği 03-02-2012 tarihinde eklendi
MÜSTEKBİRLERLE MÜCADELE YOLLARI 03-02-2012 tarihinde eklendi
İSTİKBAR NEDİR ve MÜSTEKBİRLER KİMLERDİR? 03-02-2012 tarihinde eklendi
DÜŞMANIN SAVAŞ YÖNTEMLERİ 03-02-2012 tarihinde eklendi
İHANET, TAHRİF ve PROPAGANDA 03-02-2012 tarihinde eklendi
DÜŞMANIN MÜSLÜMANLARI YOK ETME PLANLARI 03-02-2012 tarihinde eklendi
DIŞ ve ZAHİRİ DÜŞMANLAR(2) 03-02-2012 tarihinde eklendi
DIŞ ve ZAHİRİ DÜŞMANLAR 03-02-2012 tarihinde eklendi
DÜŞMANI TANIMANIN EHEMMİYETİ 03-02-2012 tarihinde eklendi
Düşmanı Tanıma Yöntemi 03-02-2012 tarihinde eklendi
Üyelik

Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Yeni Üyelik Şifremi Unuttum
Duyurular
En Çok
Okunanlar İzlenenler
Anket
Sitemizi yeterli buldunuzmu ?
Evet
Hayır
Daha İyi Olabilir
Rast Düşünce ® 2010 - 2011
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım