Ana Sayfa Künye İletişim Foto Galeri Ziyaretçi Yorumları Siteme Ekle
Medyalar
Miladi : 18 Mayıs 2012 Hicri : 27 Cemaziye'l-Ahir 1433
MEHDEVİYET VELAYET-İ FAKİH İRFAN İSLAM TARİHİ TEFSİR SİYASİ AKIMLAR DÜŞÜNCELER ŞAHSİYETLER GENÇLİK AHLAK KİTAP DÜNYASI
03-02-2012 tarihinde, 12:11 saatinde eklendi
AHZAP SAVAŞI‘NDAN ALINMASI GEREKEN DERSLER(1)
AHZAP SAVAŞI‘NDAN ALINMASI GEREKEN DERSLER(1)
BÜLENT AYYILDIZ

Allah’ın adıyla

  Mekke’de bulunan putperest müşriklerden, bazı  Yahudi ve diğer kabilelerden meydana geldiği için “hizipler”, “kabileler”  topluluğu manasında “Ahzap Gazvesi”  denildiği gibi, Medine’nin kuşatılması  sebebiyle “Medine Muhasarası”, Medine’nin etrafına kazılan hendekten dolayı da “Hendek Gazvesi”  denilmiştir.

     Geçmişini bugüne taşıyamayan milletler ve ideolojiler çöküp yok olmaya ve tarih sahnesinden silinmeye mahkûmdurlar. Kuran-ı Kerim birçok yerinde bu konuya parmak basarak hep geçmişte meydana gelen olayları hatırlatıp durur.

     Kuran toplumların doğuşunu, ayakta kalış süreçlerini ve yok oluş sebeplerini kendine has bir ifade tarzı ile anlatır.

     Kuran-ı Kerim insan davranışlarının belirlenmesinde gerek dâhili, gerek harici faktörlerin rolünü kabul eder, fakat bunlarla birlikte insanı etkileyen bu faktörlerin bizzat insan tarafından üretildiğini söylemektedir. Yani Kur'an tarihin direksiyonunu insana bırakmıştır. İslam’ın en bariz ve belirgin öğretilerinden biride Tarih boyunca yüce şahsiyete sahip “Peygamberlerin bile yenildiklerini hatırlatır ama onların düşmanlarına teslim olmadıklarından söz eder”. Bundan dolayı bizlere peygamberlerden ibret almamızı ve onları olgu edinmemizi ve model olarak onları seçmemiz için tavsiyelerde bulunur.

     Kuran’ın hemen hemen her yerinde ve her sayfasında geçmiş kavimlerin ve milletlerin hayat hikâyesiyle karşılaşırız. Şuurlu ve yükümlü inançlı bir Müslüman bunun bir nedeni ve sebebi olduğunu bilmesi gerekir. Bize gönderilen bu mukaddes kitapta neden hep geçmişe sık sık değindiğini ve hep o olayların hatırlatıldığının sebebini kendi kendimize sormalıyız. Kuran-ı Kerim’in bizlere aktarıp hatırlatmak istediği ve özelliklede İslam Peygamberi (s.a.v) dönemindeki savaşları içinde en çetini ve en zorlu olanı ve psikolojik olarak Müslümanların çok sıkıntılara maruz kaldığı hakkında Ahzap Suresi, 10-11’de o günkü Ahzap savaşının psikolojik baskısı hakkında şöyle zikreder: “O vakit onlar (düşmanlarınız) üst yanınızdan, alt yanınızdan size saldırmışlardı. O zaman gözler yılmış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı. Ve siz Allah'a karşı türlü zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada müminler imtihana uğratılmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.”

     Ayetlerde de zikredildiği üzere Ahzap süresinin 9 dan 26. ayetlerine baktığımızda bugünkü saldırıların o günkü “Ahzap ittifakıyla” aynı olduğunu ve o dönemdeki saldırı tarzıyla bugünkü saldırı yöntemin bir benzerinin bugünkü şekliyle görmekteyiz. Bu savaşla ilgili kısa bir bilgiyi burada aktaracağız:

     Hicretin 5 veya 6. yılında meydana gelen bu olayda “düşman işbirlikçilerinin” orantısız güce sahip olmalarına rağmen bu savaştan ders alacak şekilde ibretle ve bugünkü ilmi tecrübe ve bilgiyle baktığımızda o dönemde İslam’ın Medine’de filizlenerek yeni kök salacağı bir zamanda “müşrik, putperest ve Yahudi gruplarından oluşan şer Ahzap ehlinin” Medine de yaşayan o zamanda 10,000 nüfusu olan Müslümanlar kadar çeşitli şer grupların güç birliklerini bir araya getirerek küfür ehlinin saldırıya geçtiklerini hem Kuran ayetlerinde hem de İslami kaynaklarda görmekteyiz.

     İslam Peygamberi’nin bu güçlü şer ittifakın karşısında olağan üstü mükemmel müdüriyet ve aldığı ciddi ani kararla Müslümanların ve İslam’ın geleceğini etkileyecek ve o gün sadece İranlıların kullandıkları savaş taktiğini “Selman-ı Farisi’nin” önerisiyle çok mükemmel bir savunma ve savaş tekniğini devreye soktuğunu görüyoruz. Savaşın başlamasına çok az bir zaman zarfında bazı tarihçilere göre takriben “sekiz gün içinde” üç bin kişilik ordusuyla beş veya altı km uzunluğunda 7- 10 metre genişliğinde 3 metre derinliğinde bir savunma hendeğini düşmana karşı hazır hale getirebiliyorlar. Bu tarz karşı atağın anında pratiğe dönüştürülmesinde bizler için çok mühim derslerin olduğunun farkında olmamız gerekiyor.

     Medine’de ki yaşayan Müslüman toplumuna da kısaca göz attığımızda kendi aralarında o kadar da birliğin ve gücün olmadığını görüyoruz. İslam Peygamberi Medineli Müslümanlar arasında birliğin ve insicamın güçlü olması için ilk işi “Kardeşlik bağını oluşturmuştur” ikincisi en mühimi: “Medine Cami’sini” hemen inşa ederek camide İslam dininin desturlarını Medinelilere aktarması. Üçüncü en mühim işlerinden biri de “Medine antlaşmasını Medineliler arasında şehrin nüfus yapısı, etnik dağılımı ve din farklılıkları göz önünde bulundurularak, bu farklı unsurlarla birlikte müşterek bir hayat sürebilmenin şartlarını oluşturmaktı.” İslam Peygamberi (s.a.v) Medine’ye hicret ettiğinde, orada bulunan çeşitli Yahudi kabileleriye antlaşma yapmışlardı.

           Antlaşmaya göre Müslümanlarla sulh içinde yaşayacaklardı. Ancak “Benî Nâdir” adlı Yahudi kabilesi, antlaşmayı bozarak Peygamberimize suikast tertiplediler. Bu sebeple Medine’den çıkarıldılar.” Beni Kureyza” adındaki Yahudi kabilesi de, antlaşma yaptıkları hâlde Hendek Savaşı’nda düşman tarafına geçerek ahidlerini bozdular. Hendek Savaşı’ndan sonra Mekkeli müşriklerle Hudeybiye Antlaşması yapılarak müşriklerin saldırısı önlendi. Fakat Hayber’de toplanan Yahudi kabileleri, Müslümanlar için çok tehlikeli idi. Medine’deki münafıkların reisi Abdullah bin Übeyy Yahudilerle görüşüyor, Müslümanlar üzerine savaş açmayı tertipliyorlardı. Bu kısa ve genel bilgiden sonra asıl bahsedilmesi gereken konuya değineceğiz:

     Ahzap Savaşı’ndaki küfür ehlinin hangi gruplardan oluştuğu hakkında tarihçiler şöyle zikretmişlerdir: “Bu savaşta üç büyük küfür grup bir araya gelerek ilki Arabistan Yarımadası’nda Medine’nin etraflarında yaşayan müşrik, putperest ve kâfir Araplar. İkincisi İslam Peygamberi’nin ve İslam’ın en inatçı ve derin düşmanı olan Yahudi ittifak grupları. Üçüncü grup ise Medine’ye nüfuz eden ve Müslümanların içinde yaşayan nifak ehlilerdiler.

     İslam âleminin düştüğü bugünkü duruma baktığımızda o zamandaki müşrik Arapların o günkü Beni Kureyza, Nâdiroğulları ve Hayber kalesindeki Yahudilerle işbirliğinde bulunarak o dönemin Yahudileri bugünkü gibi ordunun idaresini bu zamanda da Arabistan Yarımadasının kutsal topraklarını ellerine bulunduran ve o bölgenin zenginliklerini ABD’ye, Batı’ya ve Yahudilere peşkeş çekenlerin ecdatları olan Ebu Süfyâna verildi. O şer müttefik gücün bugünkü adı ise aslında Yahudiler tarafından kurulmuş “Körfez Savunma Konseyi İşbirliği Ülkeleri” ve “Arap birliği” Suudi Arabistan’ın öncülüğünde Yahudi siyonistler tarafından yönetilen Amerika tarafından kurulan bir “Askeri Savunma Paktı.” Diğer bir ifadeyle, tam bir “Şer Ahzap grubunun” üstlendiği görevin bu asırdaki yüklendikleri görevleri ve vazifeleri “Gerçek Muhammedi İslam’ın” yok edilmesi için ellerindeki tüm parasal ve medya gücünü de en acımasız iftiralarla Bahreyn’de, Yemen’de ve Suriye’deki fitnenin başının kim oldukları herkesçe malumdur. El cezire ve El arabiyye TV kanallarının Bahreyn’deki zulüm ve haksızlıktan bir an bile olsun bahsetmediklerini basiretli ve ferasetli akıl sahiplerinin göz ardı etmeyecekleri bir tarihi vaka olarak kalacaktır.

Paylaşım
Yazdır Yorum Yaz Yorumlar 0 Yorum
Diğer İlgili Başlıklar
AHZAP SAVAŞI‘NDAN ALINMASI GEREKEN DERSLER(1) 03-02-2012 tarihinde eklendi
İSLAM ÜMMETİNİN BUGÜNKÜ DURUMU 03-02-2012 tarihinde eklendi
İslam Düşmanlarının Savaş Taktikleri 03-02-2012 tarihinde eklendi
Toplumsal Özgüven ve Özgüven Eksikliği 03-02-2012 tarihinde eklendi
MÜSTEKBİRLERLE MÜCADELE YOLLARI 03-02-2012 tarihinde eklendi
İSTİKBAR NEDİR ve MÜSTEKBİRLER KİMLERDİR? 03-02-2012 tarihinde eklendi
DÜŞMANIN SAVAŞ YÖNTEMLERİ 03-02-2012 tarihinde eklendi
İHANET, TAHRİF ve PROPAGANDA 03-02-2012 tarihinde eklendi
DÜŞMANIN MÜSLÜMANLARI YOK ETME PLANLARI 03-02-2012 tarihinde eklendi
DIŞ ve ZAHİRİ DÜŞMANLAR(2) 03-02-2012 tarihinde eklendi
DIŞ ve ZAHİRİ DÜŞMANLAR 03-02-2012 tarihinde eklendi
DÜŞMANI TANIMANIN EHEMMİYETİ 03-02-2012 tarihinde eklendi
Düşmanı Tanıma Yöntemi 03-02-2012 tarihinde eklendi
Üyelik

Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Yeni Üyelik Şifremi Unuttum
Duyurular
En Çok
Okunanlar İzlenenler
Anket
Sitemizi yeterli buldunuzmu ?
Evet
Hayır
Daha İyi Olabilir
Rast Düşünce ® 2010 - 2011
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım