Ana Sayfa Künye İletişim Foto Galeri Ziyaretçi Yorumları Siteme Ekle
Medyalar
Miladi : 18 Mayıs 2012 Hicri : 27 Cemaziye'l-Ahir 1433
MEHDEVİYET VELAYET-İ FAKİH İRFAN İSLAM TARİHİ TEFSİR SİYASİ AKIMLAR DÜŞÜNCELER ŞAHSİYETLER GENÇLİK AHLAK KİTAP DÜNYASI
30/12/2011 - 11:40 tarihinde eklendi
GERÇEK DÜŞÜNCE
Ali YİĞİT


 

Dünya da herkese ahirette ise sadece müminlere merhamet eden yüce Allah’ın adıyla…

            Beşeri unsurların tümü, bir sona ermeye mahkûmdur. Yani beşer eliyle olan her şey, tıpkı kendisi gibi bir sona erme gününe sahiptir. Bu insan eliyle olan her şeyin bir sonu olduğunu, sonu olan her şeyin ise sahte olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.

            Yüce Kitab’ın buyurduğu üzere dünya (ve üzerinde ki ziynetleri de) gelip geçicidir. Bu ezeli olan her bir unsurun ve her bir olgunun bir sahtesinin olduğunun en büyük kanıtıdır. Zira yaşam her iki dünya için söz konusudur lakin birisi gerçektir. Öyleyse gerçek yaşamda ki unsurlar gerçekse, geçici yaşamda olan unsurların geçici olması beklenebilir. Şu farkla ki, geçici yaşamda ölümsüz işleri yapabilmek söz konusudur. Zira ölümsüz hayatın gerçekliği, ölümlü olan dünyayı kapsamıştır. Böyle olmazsa birbirinden alakasız iki hayat söz konusu olurdu ki, ilahi ayet ve sahih hadislere baktığımızda iki hayatın birbiriyle kesinlikle bağlantılı olduğunu görmekteyiz. Bu durum dünya da sonsuzluk eseri olan birçok eylemin var olduğu gerçeğini göz önüne sermektedir. Sonsuzluğa ait olan hiçbir unsurun ise madde olması beklenemez zaten; madde bu işlerde vesile görevi görmektedir.

            Zaten, dünya da bizi ahretteki sonsuzluğa ulaştıracak eylemler, sonsuzluk özelliği olanlardır. Merhameti sonsuz olan yüce Allah, insanlara bu eylemleri bildirerek büyüklüğü şüphe götürmeyen bir ihsanla bizi dünyaya göndermiştir.

***

            Fakat bizler, bunca açık gerçeğe ve büyük ihsana rağmen yine şaşkınlık denizinden kurtulamıyor ve yanlışlardan vazgeçemiyoruz. Tüm konular da kusur işlememe çabası için öncelikle gerçeği idrak edip tam teslimiyetle telim olmalıyız. Bunu başardığımız zaman zaten amel etme fırtınası bizi ölene dek kuşatacak ve vaad edilen güne tüm çabamızla hazırlanmamızı sağlayacaktır.

            Başarısızlığımız, idrak ve tam teslimiyette problemimizin olduğunu göstermektedir. Bilakis tam teslimiyetten önce de idrak problemimiz var demek daha doğru olacaktır. İdrak, etmenin kaynağı ise düşünmekse, bizi amelden alıkoyan asıl unsurun düşüncelerimizin safsızlığı ve sorunlu olduğu gerçeğini gösterecektir.

            Meşhur atasözünün (Balık baştan kokar) kastettiği gibi kişilik ve karakter problemlerimizde baştan bir inceleme ve uygulama ile düzeltilebilir. Bakıldığında düşüncelerin de gerektiği gibi olmayışı, düşüncelerinde sahteliğini ortaya koymaktadır. Zira gerçek bir düşüncenin ardına o düşüncenin göstergesi olan amel beklenir. Sözlerin ve amellerin çelişmesinde ki asıl sebep “Düşüncenin Sahteliği”dir. Zira görünüşte (dilde) doğru anlatılsa da, öz de (amelde) öyle olmadığı düşüncelerimizin sahteliğini ortaya koymaktadır.

            Eğer durum anlatıldığı gibiyse her şeyden önce oturup tekrar tekrar düşünmeye ihtiyacımız olduğudur. İlk teslimiyeti düşüncede gerçekleştiremediğimiz müddetçe asla ama asla amelde bu teslimiyeti gerçekleştiremeyeceğimiz ortadadır. (Görünüşte) Zıttı ve nadir durumlar var ise de iyi bakıldığında ya ahmaklığın nişanesi ya da farklı çıkarların (münafıklığın) var olduğu görülecektir.

***

            Aşamadığımız konularda, işe düşünme ile başlatmalıyız. Bu işe başlarken, konunun önemine göre, ailemizden, yakınlarımızdan veya arkadaşlarımızdan olan ‘gerçek yardımcılardan’ yardımlar alabiliriz. Veyahutta daha önemli konular için gerçek uzmanlardan yardım talep etmemekten kesinlikle geri durmamalıyız. Zira beden sağlığında doktorun kesin gerekliliği gibi, düşünce sağlığında bu gerçek uzmanların gerekliliği apaçık ortadadır.

            Bizler, hatalarımızı düzeltmek için dilemekten vazgeçmezsek, Allah’ın yardım vaadı bizim için kesinlikle gerçekleşecek ve başarılı olacağızdır.

            Toplumsal konularda çer çöp ve birbiriyle uğraşmak gibi faydasız ve sonsuz yaşam adına zararlı düşünce ve amellerden kurtularak, nihai sorunlarla uğraşarak beklenen “Asr-ı Saadete” ulaşmayı hızlandırmamız duasıyla…

            Allah’a emanet…

Paylaşım
Yazdır Yorum Yaz Yorum
Diğer Makaleler
GERÇEK DÜŞÜNCE 30/12/2011 - 11:40 tarihinde eklendi
KERBELANIN TEKERRÜRÜ 01/12/2011 - 16:44 tarihinde eklendi
KÂİNAT VE YARATILIŞ GERÇEĞİ 30/11/2011 - 11:20 tarihinde eklendi
Üyelik

Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Yeni Üyelik Şifremi Unuttum
Duyurular
En Çok
Okunanlar İzlenenler
Anket
Sitemizi yeterli buldunuzmu ?
Evet
Hayır
Daha İyi Olabilir
Rast Düşünce ® 2010 - 2011
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım