Ana Sayfa Künye İletişim Foto Galeri Ziyaretçi Yorumları Siteme Ekle
Medyalar
Miladi : 18 Mayıs 2012 Hicri : 27 Cemaziye'l-Ahir 1433
MEHDEVİYET VELAYET-İ FAKİH İRFAN İSLAM TARİHİ TEFSİR SİYASİ AKIMLAR DÜŞÜNCELER ŞAHSİYETLER GENÇLİK AHLAK KİTAP DÜNYASI
13/01/2012 - 20:34 tarihinde eklendi
MODERNİZM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Hekimoğlu İSMAİL


 

On sekizinci asırda motorların, makinaların icadıyla sanayi devrimi başladı. İmal edilen mallar tüketicinin sayısını artırdı. Büyük sermayeler büyük işleri başarır esasınca bankalar kuruldu.

Maddeten güçlenenler, kiliseye karşı çıktı. Bu hal İslam dünyasına "dine karşı çıkış" şeklinde aksetti. Kapitalizm güçlendikçe işçi sınıfı varlığını hissettirdi, 1917 Rus ihtilaliyle komünizm, dinlerin bütününe karşıydı. Aslında Avrupa'daki kapitalizmin de, komünizmin de temel felsefesi materyalizmdir. Her ikisinde de dine yer yoktu. Kapitalizm canavarı ıslah edildikçe dine hak tanımaya başladı. İslam ülkelerindeki kapitalizm de, sosyalizm de rayına oturmadığından, din daima devletin kontrolünde kaldı.

Modernizm sanayi devrimiyle başladı, tüketimin artmasıyla egoizm, bununla da zevke ve menfaate düşkünlük ön plandaydı. Devrimler, inkılaplar, ihtilaller, idealler hep zevk ve menfaati hedef almıştı. Değişimlerin bütünü zevklerin ve menfaatlerin artırılması içindi. Böylece yirminci asra gelince devletlerin menfaatiyle emperyalizm başladı, el kadar Avrupa dünyayı işgal etmeye kalkıştı. Birinci Dünya Savaşı, 1917 Rus ihtilaliyle yirminci asra kanlı bir şekilde girildi.

Modernizmde devletler, milletler değişmiştir, kişinin kendi hayatında, özellikle iç dünyasında iyiye yönelik bir değişim olmamıştır. Hırs, kin, inat, şehvet, menfaat, iman, muhabbet gibi duyguların yönü kötülükten iyiliğe yöneltilmemiştir. Böylece fabrikaların gölgesinde serseriler barınmış, büyük binalarda bedbaht insanlar oturmuştur.

Kapitalizm bazı insanları, sosyalizm de devleti zengin ederken fakirlerin sayısı hızla artmıştır. Ekseri ülkeler pazar olmaya mahkûm edilince, dünyayı birkaç süper güç idare etmeye başlamıştır. Dünya devletinde, yüz yetmiş ülke eyalettir.

Dünya nüfusunun artması, ekonomik sıkıntılar kişisel gelişmeleri engellediğinden insanların ekserisi biyolojik yaratık olmaktan ileri gidememiştir. Haram ve helal kelimeleri hakim güçlerin işine gelmediğinden, bunlar sosyal hayattan silindikçe suçluların sayısı arttı, bundan da yine hakim güçler rahatsız olmaya başladı.

Bilgi birikimi hafızaları çöplüğe çevirdiğinden insanlar faydalı bilgiden mahrum kaldı. Mallar gibi kadınlar, barlar, diskotekler, yatak odaları da reklam edildi.

Dükkânda, inşaatta, arabalarda şarkılar ve türküler... Televizyonun başında sabahlayanlar, sabah namazını kılmayanlar... İnternetin içinde kaybolanlar... Akıl iyiye de kötüye de çare... Kalbin, dana yüreğinden farkı kalmadı.

Yıllarca şunu söyledik: Modernizm, üniversitedir, fabrikadır, atölyedir, laboratuvardır ve insanlıktır. İslam ülkeleri ise modernizm adına kahveleri, meyhaneleri, barları, ideolojileri, ateizmi aldı. Dahilî karışıklıklar, itişip, kakışmalar bitmedi. Modernizm adına İslam ülkelerinin bütünü fakir kaldı. Modernizm denince akla Avrupa gelir, Avrupa aradığını bulamadığı gibi, İslam ülkeleri de Avrupa'nın uşağı olmaktan ileri geçemedi. Fakat İslam ülkelerinin yöneticileri ilericiydi, işte bu ilericiler ülkeleri geri bıraktı. Çünkü çağdaşlığı mini etekte, diskotekte aradılar.

Paylaşım
Yazdır Yorum Yaz Yorum
Diğer Makaleler
MODERNİZM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER 13/01/2012 - 20:34 tarihinde eklendi
Üyelik

Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Yeni Üyelik Şifremi Unuttum
Duyurular
En Çok
Okunanlar İzlenenler
Anket
Sitemizi yeterli buldunuzmu ?
Evet
Hayır
Daha İyi Olabilir
Rast Düşünce ® 2010 - 2011
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım