Ana Sayfa Künye İletişim Foto Galeri Ziyaretçi Yorumları Siteme Ekle
Medyalar
Miladi : 18 Mayıs 2012 Hicri : 27 Cemaziye'l-Ahir 1433
MEHDEVİYET VELAYET-İ FAKİH İRFAN İSLAM TARİHİ TEFSİR SİYASİ AKIMLAR DÜŞÜNCELER ŞAHSİYETLER GENÇLİK AHLAK KİTAP DÜNYASI
13/01/2012 - 20:46 tarihinde eklendi
"TANRI ÖLDÜ!"
İbrahim KALIN


 

Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin “deli” karakteri “Tanrı öldü” derken Batı’daki ahlak ve metafiziğin ölümüne atıfta bulunuyordu. Tanrı’yı öldüren o fani insanlar, şimdi dünyanın hakimleri olma şansı elde ettiler. Tanrı’yı öldürdükten sonra nasıl bir dünya yarattılar? Bütün emareler gösteriyor ki Aldous Huxley’in ifadelendirdiği “cesur yeni dünya” ne daha rasyonel ne de daha insancıldır. 

Nietzsche’nin vurguladığı husus neydi? “Tanrı öldü” demek ne anlama geliyor? Bu tipik gözalıcı ifadesi ile Nietzsche, Batılı metafizikteki bir dönüm noktasını tanımlıyordu. Tanrı’nın ölümü, lafzına uygun olarak İlahi/Kutsal olanın ölmesi anlamına gelmiyor; zira böylesi bir anlayış, yaşayan, sonsuz ve mutlak Tanrı vasıflarına ters düşer. Bu, bütün mutlak inançların, dinin ve etiğin, gerçekliğin sona ermesi demektir. Tanrı’nın ölümü demek insana yüklenen sorumluluklara karşı insanın yüksek ilkelerini kaybetmesi demektir. Bu da insanın Tanrı’yı dünyadan sildiği ve artık evrenin hakimi olduğunu iddia edebileceği anlamına gelir.

Buradaki kritik nokta Tanrı’nın ölümü değil, bundan sonrasıdır. Cevap için tekrar Nietzsche’ye dönüyoruz. “Eşcinsel Bilim”, 125. bölümde Nietzsche’nin “deli”si şunu söyler: “Tanrı öldü, Tanrı ölü duruyor, onu biz öldürdük. Katillerin katili olarak kendimizi nasıl avutacağız? Dünyanın bu zamana kadarki en kutsal ve güçlü olan şeyini bıçaklarımızın altında ölüme terk ettik, üzerimizdeki bu kanı kim silecek? Bizi temizleyecek su var mı? Ne gibi kutsal oyunlar bulalım kefaret için? Bu işin büyüklüğü bizi aşmaz mı? Bunun değerini ortaya çıkarmak için Tanrı olmamız gerekmez mi?

Evet “biz onu öldürdük”. Bu büyük suçtan sonra insan kendini nasıl avutabilir? Şüphesiz, Tanrı’nın ölümü insanların Tanrı’ya inanmayı bırakması, dini tamamen terk etmesi, cami ya da kiliseye gitmekten vazgeçmesi gibi anlamlara gelmez. Hayır, bunun daha büyük, daha ağır bir anlamı var. Bu, modern insanın, uygarlık çağı için Tanrı’nın olmadığı ya da önem taşımadığı bir dünya istikameti çizdiği anlamına geliyor. Modern uygarlığın elinde, her şeyin ölçüsü olarak insandan başka bir şey olmadığı anlamına geliyor. İnsanın kendi yarattığı yeni dünyanın tek mutlak hakiminin yine insan olması demektir, ve şimdi bu dünya onun kendi varlığını tehdit ediyor.

Bu basit bir ateizm değil, ateizmden daha fazlası. Bu, insanoğlunun şimdiye kadarki en büyük riyakarlığıdır. Dünyanın gördüğü en büyük kibirdir. Tanrı’nın tahtına çıktığını ve mutlak hakim’in kendisi olduğunu iddia edebilen ölümlü, bencil, kıskanç ve yıkıcı insanın en büyük yanılgısıdır. Ve bunu herhangi bir sorumluluk üstlenmeden yapabileceğine inanır; çünkü kimse onu yargılama üstünlüğüne sahip değildir.

Ateistler ve seküler hümanistler belki dinin, dogmanın, tarihin, geleneğin ve o insana üstün gelen her şeyin prangasından kurtulma özgürlüğünü kutlamaktadırlar. Ama Nietzsche tekrar uyarmaktadır: Bu insanın hayal yahut itiraf edebileceğinden daha korkunç, çok korkunç bir sonuçtur.

Sonuç, “gittikçe büyüyen bir çöldür”. İçimizdeki çöl büyüyor; dış dünyada, doğada, günlük ilişkilerimizde, politikada, tüketimde, insafsız kapitalizmde, güç politikalarında, uluslararası ilişkilerde ve insan olarak temas ettiğimiz her şeyde çoraklık büyüyor. Büyüyor ve Holocaust’tan son dönem Oslo ve Hama’ya kadar her şeyi yakıyor. “Çöl büyüyor” ve biz bunun için hiçbir şey yapmıyoruz. Bütün güçlü ordular, sofistik teknolojiler, trilyon dolar bütçeler, hızlı iletişim araçları ile biz onu durduramıyoruz. Biz çöl oluyoruz. Gökdelenleri yıkan uçaklar ile, çocukları öldüren İslamofobik terörist ile, Hama’da savunmasız insanları katleden tanklar ile ve modern çağın diğer sayısız “zaferleri/başarıları” ile biz çöl oluyoruz.

Esas nokta Tanrı’nın ölmesi ile insanın da ölmesidir. Onun fani, inatçı egosu, bunu kabullenmeyi reddetse de hakikat bunu bize söyler: Modern insan Tanrı’nın ölümü ile ölmüştür. İnsan bir harikalar dünyası yarattı ama bu dünya şimdi onun varlığını tehdit ediyor. Tanrı’yı öldüren insanın en büyük başarısı kendi helakı olmuştur.

İnsan kurtarılabilir mi? Yoksa çok mu geç?

Paylaşım
Yazdır Yorum Yaz Yorum
Diğer Makaleler
"TANRI ÖLDÜ!" 13/01/2012 - 20:46 tarihinde eklendi
Üyelik

Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
Yeni Üyelik Şifremi Unuttum
Duyurular
En Çok
Okunanlar İzlenenler
Anket
Sitemizi yeterli buldunuzmu ?
Evet
Hayır
Daha İyi Olabilir
Rast Düşünce ® 2010 - 2011
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım